Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0,53
BIST 102.410
%0,05
Dolar 4,4992
%-0,09
Euro 5,2942
%0,18
Altın 187,01
REKLAM

Arda

TARİHÇE:

ArdaGiresun ilinin Alucra ilçesine bağlı bir köydür.

Arda Köyü Osmanlı Devleti zamanında Alucra nahiyesi, Şebinkarahisar kazası vasıtasıyla Erzurum Eyaletine bağlı olduğundan, Erzurum Ahkam Defteri No:8, sayfa 119’da şöyle denmektedir.

Karahisar–ı Şarki kazâsı nâ’ibine hüküm

Karahisar–ı Şarki muzâfâtından Alucra nâhiyesine tabii arda nam karye ahalileri südde–i sa adetime arzuhal edip koyun vesair davalarını ray etdürüp otundan ve suyundan intifa ede geldiklerimera ve karyelerinin hududu Sınırderesi andan, Tektaş andan, İnönü andan, Karakuyu andan, Karagüneş sırtı andan, Yerlice andan, Taşyıkını andan, Yumurcak Duralıtaş andan, Kütükpınar andan, Sarıçam sırtı nam mevkilerle mahdudu olup aharın alakası olmayıp dahlolunmak icap etmez iken civarlarındaki vakı Alkilice karyesi zuhur birle hayvanların getürüp ray etdirüp Arda karyesi hayvanlarının zaruret ve muzakayalarına ba’isve badi olduklarından huzurı Şerde lede’t-terafu’ karyei mezbure ahalilerinin ol mera yerlerinde alakaları olmadığı inde’ş-Şer’ sabit vezahir olarak Alkilice Ahalilerinin vakı’ olan müdahalelerini men’ i çüncanimi Şerden tembih-i Şer-i olunmuşken merkumlar kani’olmayarak müdahalelerinde ısrar birle kanun üzre amel olunmak babında emr-i şerifim susurunu istida etmeleriyle Divan-ı Hümayunumdan kanunu su’al olunduksa münaza’un fi ha olan mera ve topraklar kadimü’l eyyamdan beri Arda karyesi ahalisinin mahsus ve müstakil mera ve toprakları bulunduğu huzur-ı Şerde müslimin şahadetleriyle sabit olduğundan Alkilice ahalisinin ol mera topraklara vakı olan müdahaleleri hilafı Şer’i Şerif olduğu numayan olup mezburların vakı müdahalelerini men’ vedef edesun hilafından begayet tevakki ve müba’adet olunmak babında (Fi,Evasit-ı L. Sene 1200)

Kaynak: Harun Taşbaşı ve Adem Taşbaşı

Bu tarihi vesika incelediğinde miladi tarih olarak 1784 yılını göstermekte, Şebinkarahisar’ın kaza, Alucra’nın ise nahiye olduğunu, Arda köyünün sınırlarını, komşu bir köyle arasında geçen mera ve otlakların kullanımında yapılan müdahalenin kanunu aykırı olduğu ve sonuç olarak da çok uzun zamandan beri bu toprakların Arda köyüne ait olduğu net bir şekilde ifade edilmektedir.

Arda köyü kilometre olarak Alucra ile Çamoluk’un tam ortasında bulunmaktadır. Alucra– Çamoluk arası 38 km Alucra–Arda arası ise 18 km‘dır. Alucra–Çamoluk yolu köyün tam ortasından geçmektedir.

Arda köyünün komşuları şunlardır: Köklüce, HacıHasan, gürbulak ve Çakılkaya’dır.

Köyün özelliği iki tarafın yekpare büyük bir taş silsilesi olan dağlarla çevrili olduğu, diğer bir tarafın çam ve meşe ormanı ile kaplı olduğu görülmektedir. Taşla çevrili olan sınırlarının birinde kaçir deliği denilen insanların bellerine ip bağlayarak indiği çok yüksekte olan çember şeklinde ilginç bir oyuk,diğer dağ silsilesinde ise Kızılkoyun deliği denen yine enteresan bir mağara bulunmaktadır.

Arda köyünün belirgin bir şekilde öne çıkaran birkaç önemli mevki vardır. Bunlar; Arda Kalesi, Arda Yaylası ve Arda Boğazı’dır.

Arda Yaylası

Berdiga Dağlarının diğer tabirle Sarıçicek dağlarının başlangıç noktasından başlamaktadır. Yaylanın şekli, iki elimizi birleştirdiğimizde oluşan bir avuca başka bir ifadeyle bir tepsiye benzer. Yaylanın sağ tarafı Gürbulak köyü yaylası ile komşu olup çam ve ardıç ağaçlarıyla, sol taraf çok değişik bir taş şekliyle kaplı olup bu taşın zirvesine “arım” denen mevkiye çıkıldığında Çamoluk’a ait bütün köyleri; Şiran köylerini Refahiye sınırı rahatlıkla gözlemlenebilir. Ortası ise bir vadi şeklindedir. Yaylanın en sonunda ise İnönü mevkiinde bir mağara bulunmaktadır. Yaylada 50 civarında değişik renk ve kokuda çiçek bulunduğu bilinmektedir. Şehirleşmenin getirdiği göç nedeniyle köyde kalan hane sayı azalmasına rağmen her yıl ortalama 30–35 hane yaylaya göç ederek bir ayı aşkın kalmaktalar ve Alucra ekin festivalinin bir gün sonrası ise arda yaylasında yayla şenlikleri yapılmak suretiyle bütün ardalıların bir araya gelerek buluşması ve hasret gidermesi mümkün olmaktadır. Ayrıca 2001 yılında yaylaya bir mesçit yapılmak suretiyle manevi iklimden de istifade edilmeye başlanılmıştır.

Arda Kalesi

İngilizlerin beynelmilel bir Ansiklopedisi olan Ana Britannica’da Alucra anlatırken tarihi öneme haiz bir kale olarak bahsedilmektedir. Bu hususta Alucra’mızın yetiştirdiği önemli akademisyenlerden Prof Nusret Bulutçu bir dergideki makalesinde Alucra’nın tarihinden bahsederken şöyle der“……. Alucra civarında irili ufaklı bir sürü eski kale kalıntıları vardır. Bu sayıda uzak köylerde olup da görmediklerim hariç tutarak sadece gördüklerimden bahsedeceğim. Bu kaleler; Karaağaç Köyü’nün arkasındaki dağın üstünde olan, Arda Köyü yakınlarındaki Arda Boğazı denilen çeşmenin sırtındaki, Kaledere’deki ve Hacıahmetoğlu Köyündekilerdir. Bu kalelerin birbiriyle ilişkisi inedir? Bunu anlayabilmek için bu kalelerin konumlarını incelemek gerekir. Arda Köyü Kalesi; Alucra – Çamoluk yolunun Arda Köyüne gelmeden önce geçtiği dar Boğazın (Arda Boğazı ) tepesinde kuruludur. Bu kale de Karaağaç Kalesi gibi ancak temel taşlarından belli olmaktadır ve küçük bir koruma kalesidir. Bu kalenin de üç tarafı uçurum olup tek bir giriş yönü vardır. Geçidi az kişi ile kontrol edecek bir pozisyona sahiptir……..”” Yine Kiraz’a adını veren şehir Giresun adlı İnternet sitesinde Alucra’daki tarihi eserler ve kalıntılardan bahsederken Kamışlı Kilisesi’nden sonra Arda Kalesi’nden bahsedilmektedir.

Arda Boğazı

Alucra – Çamoluk arasındaki en stratejik bir mevkidir. Arda kalesinin takriben 350 – 400 metre aşağısındadır. Bu boğazın en önemli özelliği; buradan çıkan buz gibi soğuk sular ile biraz yukarıda bulunan Kızılcapınar denen mevkiden çıkan sular Mindaval deresi denilen diğer tabirle Çamoluk’a akıp giden suların ana kaynağı olmasıdır. Yine Arda Boğazı geçilerek İç Anadolu’ya ulaşıldığını Prof Bulutçu’nun makalesinden öğreniyoruz. “”…….. Karaağaç – Koman yolu, çevremizin en eski yolu olarak bilinen İlimsu – Eşgüne yolu ile birleşmektedir. Eski Çağlarda İç Anadolu’yu sahile bağlayan önemli yollardan birisi idi. Bu yolun önemi nedir? Bu yol Alucra civarında çok eski çağlardan beri işletilen demir madenleri bölgesini İç Anadolu bölgesine bağlayan en kısa yolun bir kısmıdır.Yol Alucra’dan geçip Mindaval istikametine Arda Köyü (Arda Boğazı) ve Kaledere Köyü civarından geçerek gitmektedir..” Arda Boğazının görülmeye değer önemli bir durumu ilkbahar da yaşanır. Mayıs ortalarında halk tabiriyle göz patlaması denen bir hadise olur ki,boğazdaki bir dehlizden sıkışmanın da etkisiyle çıkan köpüklü sular anayolu tamamen su altında bırakmakta ve oradan geçenler için unutulmaz bir anı olarak kalmaktır.

Arda Köyünün Yazyurdu ve Güzyurdu denen iki önemli noktası daha vardır ki bundan tahminen 100 yüz sene evvel Güzyurdu’na yayla yapmak için göçüldüğü köyün büyükleri tarafından söylenmektir. Yazyurdu mevki ise sırf çam ormanı ile kaplı,soğuk suları olan köye hakim bir noktada bulunmaktadır.

Arda köyü birçok kabileden meydana gelmektedir: Cömertler, Çonkaralar, Danışmanlar, Dilmeler, Doğanlar, Duyuşlar, Kuzyurtlar, Kundakçılar, Nalcıoğulları, Özkanlar, Serttaşlar, Taşbaşılar, Uluslar, Üçler ve Yenilmezler.

Yorumlara Kapalı