Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1,94
BIST 97.988
%0,01
Dolar 6,2933
%1,14
Euro 7,3945
%0,89
Altın 242,83

Fazla kilolar dar kanal hastalığını tetikliyor

191 defa okundu kategorisinde, 19 Oca 2018 - 13:45 tarihinde yayınlandı

İSTANBUL

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erkan Kaptanoğlu, yazılı açıklamasında, dar kanal hastalığının boyun, bel ve sırt olmak üzere omurganın üç farklı yerinde görülebileceğini ifade etti.

Dar kanal hastalığının, omurganın yaşlanması sonucu meydana geldiğini belirten Kaptanoğlu, hastalığın genellikle ileri yaşlarda görüldüğüne ve özellikle kilo fazlası olan kadınlarda sık rastlandığına dikkati çekti. Kaptanoğlu, belde görülen hastalığın belirtilerinin genelde bel fıtığı ile karıştırılabileceğinin altını çizerek, “Bacak ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma ve yanma hissi, ağrı ve güçsüzlük şikayetleri olan hastaların doktora başvurmaları gerekiyor.” bilgisini verdi.

Dar omurga kanalı rahatsızlığının, sessiz bir şekilde ilerleyerek ileri yaşlarda kendini gösterdiğini ve teşhisin doğru olarak konması gerektiğini belirten Kaptanoğlu, hastalarda bulgulara göre cerrahi ya da cerrahi olmayan tedavilerin uygulandığını kaydetti.

Kaptanoğlu, şu bilgileri paylaştı:

“Bu aşamayı şu şekilde özetleyebiliriz, hasta şikayetleri sonrasında doktora başvurur, muayene olur ve daha sonra radyolojik tetkikler yaptırılır. Eğer MR, tomografi ve röntgen sonuçları da klinik bulguları destekliyorsa hastaya dar kanal teşhisi konur. Hastalığın geldiği aşamaya göre koruyucu tedavi ya da operasyona karar verilir. Aslında dar kanal hastalarının az bir kısmının ameliyata ihtiyacı vardır. Eğer hastada günlük yaşam kalitesini düşürecek belirtiler ile ağrı, sızı, uyuşma gibi şikayetler yoksa ve hastalarımız uzun mesafeler yürüyebiliyorsa bu hastalarımıza ameliyat yapmıyoruz. Bu durumda hastayı genellikle Fizik Tedavi ve Algoloji (Ağrı) klinikleri ile birlikte değerlendiriyoruz.”

Gelişen teknolojiyle birlikte dar kanal operasyonlarında farklı teknikler uygulandığını anlatan Kaptanoğlu, “Klasik cerrahide genelde omurganın arka kısmı çıkarılarak rahatlatılır ancak bazı durumlarda omurganın kaymasını önlemek için vidalar da kullanılabilir. Son yıllarda dikkati çeken bir yöntem olan mikrocerrahi ile yaptığımız ameliyatlarda omurgayı genellikle küçük bir açıklıktan rahatlatıyoruz.” bilgisini verdi.

Muhabir: Hüseyin Kulaoğlu

Kaynak: AA

Bir önceki yazımız olan Kanseri semptomlarından önce teşhis edebilen test denendi başlıklı makalemizde kan, kanser ve Tarama hakkında bilgiler verilmektedir.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
1986 doğumlu Siber Güvenlik ve Yazılım uzmanıdır. 1996-1998 yılları arasında ANSI-C ve Perl dilleri ile hazırladığım sunucu taraflı ve web tabanlı yazılımlarla devam etti. Sektöre ait gelişmeleri TechCrunch, Re/code, Webrazzi, MacRumors, Cult of Mac gibi bloglardan, yazılım ve ilgimi çeken projelerle ilgili gelişmeleri, Reddit, High Scalability (Blog), MySQL High Availability (Blog), Hacker News, GitHub gibi siteleri takip ediyor.
Yorum Yaz